Zazaca - Türkçe Sözlük
Kaynak: Zazaca - Türkçe Sözlük (Harun Turgut, Tij Yayınları)
- W —
- w — ...(we)
- w ar şayış — inmek, aşağıya gitmek;
- w ey e kerdış — beslemek, bakmak, yetiştirmek
- wa — -sın, -sun;
- wa otırıbu — öyle olsun, peki
- waadiy xue ca ardış — vaadini yerine getirmek, verdiği sözü yerine getirmek
- waadiy xue tepıştış — vaadini tutmak, sözünde durmak
- waaz dayış — vaaz vermek
- wabu — olsun, peki
- wahar bıyayış — sahip olmak;
- wahar kerdış — sahip etmek, sahip kılmak
- waharê kerdış — sahiplik etmek, korumak
- wahariy vatey xue vicayış — sözüne sahip çıkmak, sözünü tutmak, sözünün eri olmak
- wahiy (n) — vahiy
- wakê — bacı! abla! (çağırma durumu, , çağırırken)
- wakê (m) — bacılık, ablalık
- waliany keyi — ev sahibi
- war ardış — indirmek, aşağıya getirmek
- war erzıyayış — aşağıya atılmak, yere atılmak
- war eşlış — aşağıya atmak, yere atmak
- war nayış — indirmek
- war nayış — indirmek, bir şeyin üzerinden yere indirmek
- war ınyayış — indirilmek, yere indirilmek
- warmende — ortada kalan, sahipsiz, kimsesiz, bakıma muhtaç, zavallı;
- warmune — kocaman, koskocaman, iri, irice, çok büyük
- waryc berdış — ortaya götürmek, ortaya koymak
- wazd-nayış — koşturmak
- wazife (n) — vazife, görev
- waziyayiş — istenmek, istenilmek, arzulanmak
- wazun — geveze, boşboğaz, lafazan
- wazun bıyayış — geveze olmak, lafazan olmak
- wazunê kerdış — boşboğazlık etmek, gevezelik etmek
- waşt-i — sözlü, nişanlı
- wêjd ameyış — koyunun birleşme zamanı gelmesi
- wêrun kerdış — viran etmek, harap etmek, yıkmak
- wêşi bıyayış — (hava) yağışsız ve güzel olmak, (kar, yağmur, rüzgar için) hava dinmek, yağması sona ermek
- wêşi kerdış — hava dindirmek,'(kar, yağmur için) yağması kesmek
- wêşiyêdi — sağlıcakla, sağlıkla, esenlikle
- wêşiyêdi bımum — sağlıcakla kal, sağlık veya esenlikler dileğiyle
- wêşiyêy xuedi — sağlığında, yaşadığı süre içinde
- wcrrey xue cı ardış — imrenmek, gıpta etmek, birinin durumunda olmayı istemek
- we — havaya, yukarıya doğru (bileşik fül kurar)
- we-erzıyayış — hoplamak, zıplamak
- we-nayış — -e yüklemek, sırtına vermek, (hayvanın sırtına yükü) koymak;
- we-nıyayış — -e yüklenilmek, sırtına verilmek;
- we-nışnayış — bindirmek
- we-nıştış — -e binmek, binek hayvanına veya taşıt aracına binmek
- we-nışıyayış — -e binilmek, sırtına binilmek
- we-qılıyayıl — yerinden sökülmek
- we-waraznayış — kaldırmak, ayağa kaldırmak;
- we-warıştış — kalkmak, ayağa kalkmak;
- weçinaye — silip süpürülmüş (yer)
- webiyaye — sökük;
- wedar (n) — ürkme, ürküntü
- wedar bıyayış — ürkmek, ürküp bir yeri terk etmek, ürküp gitmek
- wedar kerdış — ürkütmek, korkutup kaçırmak
- wedarbiyaye — ürkütülmüş olan, korkup kaçmış olan
- weeşte — savrulmuş olan, savruk
- wefakarê (m) — vefakarlık
- wefat (n) — vefat, ölüm
- wefat kerdış — vefat etmek, ölmek
- wegirote — sırta alınmış olan, omuza alınmış olan
- wehde (n) — ecel, ölüm zamanı
- wehdnaye — adanmış olan, adanan, adak
- wehhe — oha, sığırları sürerken veya gitmesini isterken kullanılır
- wehşet — vahşet vvehşi; vahşi, yabani
- wehşi bıyayış — vahşileşmek
- wehşiyê (m) — vahşilik, yabanilik
- wek (m) — yarık, çukur yer;
- wek (m) — ilmik, kolay çözülen düğüm;
- wek cı eştış — ilmik atmak, örgü düğümü atmak
- wek purye dayış — ilmiklemek, ilmik yapmak
- wek purye dıyayış — ilmiklenmek
- wekalet (n) — vekalet
- wekaleten — vekaleten, vekil olarak
- wekerde — tutuşmuş (ateş);
- wekilê (m) — vekillik
- wekilê kerdış — vekillik etmek
- wekin — ilmikli;
- wel bıyayış — kül olmak, yanmak;
- welatic — memleketli, memleket halkı , vatandaş, yurttaş
- welaticê (m) — vatandaşlık, yurttaşlık
- welatperver — ülkesini seven, yurtsever, vatanperver
- welçiym — ölçülü
- weldek (m) — küllük, kül tablası
- weldun (m) — küllük
- welhasil — velhasıl
- welik (m) — kül gibi ince toprak, toz, toz toprak;
- welikin — kül gibi ince (kar, toprak)
- welin — küllü;
- wellahi billahi — vallahi billahi
- welvvele vetış — kargaşa çıkarmak
- welwele (n) — velvele, görültü, bağrışma, kargaşa
- welwele kerdış — velvele etmek, bağrışmak, gürültü patırtı etmek
- welwele rue-nayış — görültü patırtı etmek, bağrışmak
- welwelkerdiş — paramparça etmek, kül gibi etmek
- wemşte — binik, binmiş olan
- wenaye — bindirilmiş olan, yüklü, binili
- wend-ış — okumak
- wende — okumuş olan, okuma yazma bilen, okur yazar,
- wendek (m) — heyecan ve coşku veren oyun, şenlik, eğlence
- wendek vıstış — (işin veya oyunun) heyecanına kaptırmak
- wendekidi bıyayış — oyun oynamaya veya bir işi yapmaya istemekli olmak
- wendeyê (m) — okumuşluk, okur yazarlık, öğrenimli olma durumu wendiş, wunayiş; okumak;
- wendiş dayış — okutmak
- wenik kerdış — serinletmek, serin etmek
- wenikê (m) — serinlik, serin olma durumu
- weniku — serindir, korkaktır
- weqat dayış — kaza yapmak, olay çıkarmak
- weqat vetış — olay çıkarmak
- weqefnaye — korkutulmuş olan, korkan, korkak
- weqif kerdış — vakıf etmek, vakfetmek, adamak
- weqifnaye — vakfedilmiş olan
- weqifnayiş — vakfetmek
- wer (n) — yiyecek, yemek;
- wer bıyayış — yem olmak
- wer potış — yemek pişirmek
- wer werdiş — yemek yemek, yiyecek yemek;
- werdek — ördek
- werdiş — yiyecek yemek, yemek
- werdiş dayış — yedirmek
- werdiş şımıtış — yemek içmek
- werdıyeğ (n) — yiyecek, yenilen şey, yeyilir
- werdıyeğıbu — sağlıkla yenilsin, bereketli olsun, afiyetle yenilsin
- werem (n) — verem
- werem bıyayış — verem olmak, vereme yakalanmak
- werem kerdış — verem etmek, çok üzmek
- weriye ameyış — uğur getirmek, işi yaver gitmek, işi uygun gitmek
- weriye nıameyış — uğur getirmemek, uğurlu gelmemek,yaver gitmemek
- werra bırıyayış — yemeden kesilmek, yemeden içmeden kesilmek iştahı kesilmek
- werra kotış — yemen kesilmek
- werrey xue kerdış — imrenmek, gıpta etmek
- werrikna — keşke, ne olurdu
- wertax — ortak
- wertax bıyayış — ortak olmak
- wertax kerdış — (birini bir şeye) ortak etmek
- wertaxê (m) — ortaklık;
- wertaxê kerdış — ortaklık etmek;
- wertey mıyuin — tam ortası, merkez
- wesar ameyış — bahar gelmek, bahar olmak
- wesar ardış — baharı getirmek
- wesar kerdış — bahar etmek, bahara çıkmak
- wesarune — ilkbaharları, her baharda
- wesaryen — baharda olan, baharda yetişen, ilkbahara özgü olan
- wesênayiş — haber göndermek, haber vermek, bildirmek
- wesiqe (n) — vesika, belge
- wesiqeyin — vesikalı, belgeli
- wesni ser ardış — üzerine kuma getirmek
- wesniyê (m) — kuma olma durumu, kumalık
- wet şayış — ileri gitmek, söz ve davranışta ölçü dışına çıkmak
- weta — öte, öteye;
- weta agêrayiş — geri dönmek, karşı dönmek, yüzüne karşı dönmek
- weta resayış — yeni gelmek, yeni yetişmek, yetişir yetişmez
- weta resayışdı — yetişir yetişmez, kavuşur kavuşmaz, gelir gelmez
- weta şayış — öteye gitmek, ileriye gitmek
- wetyen — öteki, öbürü, diğeri
- weunte — yerden çekilmiş olan
- wever (n) — karşı yaka, karşı taraf, öte taraf, o yan
- wever kerdış — karşı yakaya geçmek, (nehir) bir taraftan girip diğer taraftan çıkmak
- wext vin kerdış — vakit kaybetmek, zaman yitirmek
- wext viyarnayış — vakit geçirmek, oyalanmak, uğraşmak
- wext viyertış — vakit geçmek, geç olmak
- wexta kı — ne zaman ki, -diği zaman, -diğinde
- wextidi — vaktinde, zamanında
- wextiy xue viyarnayış — zamanını geçirmek
- wexto kı — vaktaki, ne zaman ki, -dığı zaman, -dığında
- wextra wext — bir günde, 24 saatte
- wextuno kı — ne zamanlar ki, -diği zamanlar, -dığı zaman
- wey wey — vay vay
- weyekerde — besili, bakımlı 361
- weyra — ora, oraya, orası
- wezife cı dayış — vazifelendirmek, ^ görevlendirmek
- wezife kerdış — görev yapmak
- weziyet (n) — vaziyet
- weş — hoş, güzel, iyi;
- weş bıyayış — hoş olmak, güzel olmak, iyi olmak;
- weş kerdış — iyileştirmek, (hastayı) sağlığına kavuşturmak;
- weş mendış — sağ kalmak
- weş vatış — güzel konuşmak, iyi söylemek, doğru söylemek
- weş vênayiş — hoş görmek, anlayışla karşılamak
- weşa şayış — hoşa gitmek
- weşamalnaye — sıvalı (paça), sıvanmış olan (paça)
- weşê (m) — hoşluk, iyilik, güzellik;
- weşêbu — sağlık olsun
- weşêdi bınıunı — hoşça kal
- weşêra — tat güzelliği bakımından
- weşêy xuedi — hoşluk bakımından, tat güzelliği bakımından, tatlılık yönünden;
- weşibi — sağ ol
- weşiyaye — yıkık, yıkılmış olan
- weşunaye — yıkık
- weşwahar — sapasağlam, sapsağlam
- weşyer — daha hoş;
- wiç — serçe vb kuşların çıkardığı kesik kesik ses
- wiçayiş — (serçe kuşu) ötmek, cıvıldamak
- wicara etya — oradan buraya
- wicara pey — oradan sonra;
- wilar mılırı kerdış — boynuna yuları geçirmek
- wird heme — ikisi, her ikisi
- wird pıya — ikisi, ikisi birlikte
- wirdi wirdi vatış — alçak sesle tane tane söylemek, ince ince ve ezgili türkü söylemek
- wirdiyalek — ufacık, küçücük
- wirdiyin — ufaklı, ufak taneli
- witwit — vıdı vıdı konuşma, dırdır, mırıltı
- wnye (n) — besleme;
- wucidin — vücutlu
- wuniyayiş — okunmak, okunulmak
- wuyayişra teqayiş — gülmekten kırılmak, çok gülmek
- wuye bıyayış — beslenilmek, büyütülmek
- wuye kerdış — beslemek, büyütmek
- wuyekerde — besili
- wuyı kerdış — güldürmek
- wı-ıb xue — kendisi, o kendi
- wıb xuewu — ta kendisi, kendisidir
- wıt kerdış — çıt etmek, itiraz etmek
- wıt nıkerdış — çıt etmemek, hiç ses çıkarmamak, itiraz etmemek
- wıti (m) — tavuğun kesik kesik sesi