Zazaca Öğren

Zazaca - Türkçe Sözlük

Kaynak: Zazaca - Türkçe Sözlük (Harun Turgut, Tij Yayınları)

  • Y
  • y — y(ye)
  • ya — ya
  • ya Allah — ya Allah
  • ya Homa — ya tanrı
  • ya Rabbi — ya Rabbi ya sabır ya Allah:ya sabır ya Allah
  • ya şmu ya ycnu — ya gelir ya gider, „ya herrü ya merrü\"" suffix -y- 1 382 ya ya, evet suffix -y- 1 382 yabune eştış yabana atmak, önemsiz görmek suffix -y- 1 382 yabune şayış yabana gitmek suffix -y- 1 382 yabuni yabani, ilkel, vahşi, yabanıl suffix -y- 1 382 yabuni bıyayış yabanileşmek suffix -y- 1 382 yabuniyê yabanilik m suffix -y- 1 382 yadigar yadigar, hatıra suffix -y- 1 382 yadigar mendış hatıra kalmak suffix -y- 1 382 yağnıe yağma, talan, çapul n suffix -y- 1 382 yağıne bıyayış yağma edilmek, yağmalanmak suffix -y- 1 382 yağıne kerdış yağma etmek, yağmalamak suffix -y- 1 382 yağme nıyu yağma yok, böyle şey olmaz suffix -y- 1 382 yağmeci yağmacı, talancı suffix -y- 1 382 yağmacıye yağmacılık m suffix -y- 1 382 yahu yahu suffix -y- 1 382 Yahudiki Yahudice suffix -y- 1 382 Yahudiyê Yahudilik m suffix -y- 1 382 yallah yallah, ya Allan, haydi, git, kalk, yürü suffix -y- 1 382 yanış vicayış yanlış çıkmak suffix -y- 1 382 yaınşe yanlışlık m suffix -y- 1 382 tanışe kerdış yanlışlık yapmak, hata etmek suffix -y- 1 382 yani f ya'ni yani, sözün kısası, doğrusu suffix -y- 1 382 yaqut yakut, değerli bir taş n suffix -y- 1 382 yar yar, sevgili suffix -y- 1 382 yardım kerdış yardım etmek, yardım yapmak suffix -y- 1 382 yardımçi yardımcı suffix -y- 1 382 yardımçi bıyayış yardımcı olmak, yardım etmek suffix -y- 1 382 yardimçiyê yardımcılık m suffix -y- 1 382 yari şaka m suffix -y- 1 382 yari kerdış şaka etmek, şaka yapmak, şakalaşmak suffix -y- 1 382 yari mari şaka maka, şaka maka derken suffix -y- 1 382 yari ser ardış şakaya getirmek suffix -y- 1 382 yari tedc çinıya şakası yok suffix -y- 1 382 yari tede kerdış (biriyle) şaka etmek, şakalaşmak suffix -y- 1 382 yari we-nıdarıtış şakayı kaldıramamak, şakaya katlanmamak suffix -y- 1 382 yarira şakadan, şaka olarak, şaka yoluyla suffix -y- 1 382 yarira vatış şakadan söylemek suffix -y- 1 382 yarirı dayış şakaya vurmak, şakalaşmak, şakaya dökmek suffix -y- 1 382 yariya gırotış şakaya almak suffix -y- 1 382 yariya nıameyış şakaya gelmemek, hafifsenmeye gelmemek suffix -y- 1 382 yarıne yarma, yar n suffix -y- 1 382 yarun şakacı suffix -y- 1 382 yarunê şakacılık m suffix -y- 1 382 yasax bıyayış yasak olmak, yasaklanmak suffix -y- 1 382 yasax kerdış yasak etmek, yasaklamak suffix -y- 1 382 yasaxê yasak olma durumu m suffix -y- 1 382 yaver yaver, yardımcı suffix -y- 1 382 yavere yaverlik, yardımcılık m suffix -y- 1 382 yaxut yahut, veya, ya da suffix -y- 1 382 yazux bıyayış yazık olmak suffix -y- 1 382 yazux cıri bıyayış yazıklar olsun suffix -y- 1 382 yazux kerdış yazık etmek suffix -y- 1 382 yegın bıyayış gücü yeterli olmak, edebilmek, gücü yetmek suffix -y- 1 382 yegın kerdış yatkın kılmak, üstün kılmak suffix -y- 1 382 yeğine üstünlük, yatkınlık m suffix -y- 1 382 -yek türetme eki suffix -y- 1 382 ruec-yek bir gün, günün birinde suffix -y- 1 382 yekcar yepyeni, teki bulunmaz, kaliteli suffix -y- 1 382 yekpare yekpare, bir parça, bütün suffix -y- 1 382 yekten yekten, birden, birdenbire suffix -y- 1 382 yekûn yekûn, toplam suffix -y- 1 382 yeleg yelek n suffix -y- 1 382 yelge karlı havada grup olarak ava çıkma n suffix -y- 1 382 yelxe at veya eşek sürüsü n suffix -y- 1 382 yem yem n suffix -y- 1 382 yemiş yemiş n suffix -y- 1 382 yemişin yemişli suffix -y- 1 382 yemun yaman suffix -y- 1 382 -yen sıfat türeten bir ek suffix -y- 1 382 dar-yen tahtadan yapılmış olan, tahta (kaşık) suffix -y- 1 382 vizir-yen dünkü suffix -y- 1 382 yene cuma, cuma günü suffix -y- 1 382 yeqin kanaat, kanı, inanç; 2)yetinnıe n suffix -y- 1 382 yeqin bıyayış inanmak, kani olmak suffix -y- 1 382 yeqin kerdış kanaat etmek, inanmak; 2)yetinmek suffix -y- 1 382 yeqiniy xue cıri ardış kanaat getirmek, bir şeye inanmak; 2)bir şeyle yetinmek suffix -y- 1 382 yeqinin kanaatli, kani suffix -y- 1 382 -yer ağaç türleri eki suffix -y- 1 382 kuaz-yer ceviz ağacı suffix -y- 1 382 mazı-yer meşe ağacı suffix -y- 1 382 -yer sıfatlarda üstünlük eki suffix -y- 1 382 hera-yer daha geniş suffix -y- 1 382 nemır-yer daha yumuşak suffix -y- 1 382 yere ikindi, öğle ile akşam arasındaki süre, ikindi vakti kılınan namaz n suffix -y- 1 382 yerera pey ikindiden sonra suffix -y- 1 382 ycrevv teng ikindiden akşama geçiş vakti, akşam üzeri suffix -y- 1 382 yerğat ırgat suffix -y- 1 382 yeı-ğate ırgatlık m suffix -y- 1 382 yers bıyayış küsmek, darılmak; 2)öfkelenmek suffix -y- 1 382 yers kerdış küstürmek; 2)öfkelendirmek suffix -y- 1 382 yersbıyaye küskün, dargın suffix -y- 1 382 yersnık küskün, dargın; 2)çabuk küsen, çabuk darılan suffix -y- 1 382 yesir bıyayış esir olmak suffix -y- 1 382 yesir gırotış esir almak suffix -y- 1 382 yesir kerdış esir etmek suffix -y- 1 382 yesir kotış esir düşmek suffix -y- 1 382 yesirê esirlik, kölelik m suffix -y- 1 382 yetim yetim, babası veya annesi ölmüş (çocuk), öksüz suffix -y- 1 382 yetim bıyayış yetim olmak suffix -y- 1 382 yelnn nıendış yetim kalmak suffix -y- 1 382 yetini verdayış yetim bırakmak suffix -y- 1 382 yelime yetimlik, yetim olma dununu m suffix -y- 1 382 yevv bar bir yığın, bir sürü, pek çok suffix -y- 1 382 yevv bıne biraz; 2)bir an suffix -y- 1 382 yevv bıne cuaver biraz önce, bir an önce suffix -y- 1 382 yevv bıucna biraz daha suffix -y- 1 382 yevv biaêyelc birazıcık suffix -y- 1 382 yevv bıyayış bir olmak, birlik olmak, birleşmek suffix -y- 1 382 yevv buel bir sürü, çok sayıda, pek çok suffix -y- 1 382 yevv ca bir yer suffix -y- 1 382 yevv ca anıeyış bir araya gelmek, bir yerde toplanmak suffix -y- 1 382 yevv ca ardış bir araya getirmek, bir yerde toplamak suffix -y- 1 382 yevv cadı bir yerde, bir arada, birlikte, topln olarak, birlikte suffix -y- 1 382 yevv eêçi bir şey, herhangi bir şey suffix -y- 1 382 yevv çılk bir damla, çok uz suffix -y- 1 382 yevv cıer yevv cuar bir aşağı bir yukarı, çıkıp inme, gidip gelme suffix -y- 1 382 yevv çend lıebi birkaç tanc suffix -y- 1 382 yevv çend ten birkaç kişi suffix -y- 1 382 yevv çeng bir avuç, çok az; 2)bıizülmüş olan, üzgün suffix -y- 1 382 yevv çıma bernıayış bir gözle ağlamak, hem gülüp hem ağlamak suffix -y- 1 382 yevv çıma tıra unyayış bir görmek, bir tutmak, eşit saymak suffix -y- 1 382 yevv çi bir şey suffix -y- 1 382 yevv çi vatış bir şey söylemek, konuşmak; 2)ayın şey söylemek suffix -y- 1 382 yevv dalpa bir damla, çok az yevv darey ...-a rue-naye çiıuyayış: dikili bir ağacı olmamak suffix -y- 1 382 yevv deme bir zaman, bir ara, bir zamanlar, bir süre suffix -y- 1 382 yevv dest bir el (ateş etmek), bir kez yevv desta dayış, desto bina gırotış bir elle verdiğini öbür elle almak suffix -y- 1 382 yevv destra bir elden yevv de\\v xuıy yevv veyvv ser «ışı- suffix -y- 1 382 na bir köy yeni gelmiş bir geline göre kendini değiştirmez, „eski köye yeni adet getirmek\"""
  • yayış — anasından yeni doğmuş gibi olmak
  • yêvvra — birinden, birisinden
  • yêw — birler; 2)biri
  • yêya — onun
  • ycu n yevv — bire bir
  • ycvvbıyaye — birleşmiş olan, birleşik
  • ycwçiyê (m) — bircilik; 2)bireycilik
  • ycwimyaci — yevmiyeci, gündelikçi
  • ycwin — birli, birinci
  • ycwna — bir tane daha; 2)başkası, başka biri, diğer bir kimse
  • ycwsûkum — sürekli, devamlı
  • ycwten — tek, aile işlerinde kendisine yardım edebilecek kimsesi olmayan
  • yemjat — bir katı
  • yevv dirlıeın — bir dirhem, çok az, azıcık
  • yevv dı vate — bir çift söz, bir iki söz (söylemek)
  • yevv ena kemıbi — bir bu eksikti yevv eni lıeta yevv evvı heta:.bir bu yana bir o yana, rastgele
  • yevv este yevv pucste mcndış — bir deri bir kemik kalmak, çok zayıflamak
  • yevv fekra — ağız birliği, bir ağızdan, hep birden, lıep beraber
  • yevv fekra vatış — aynı ağızdan söylemek, aynı ağzı kullanmak
  • yevv fırt — bir içim; 2)bir yudum
  • yevv goın ver — bir adım önce, bir an önce
  • yevv gueşedı rue-nayış — bir köşeye koymak, saklamak, biriktirmek yevv gucşrı vvar şayış, gueşo binra
  • yevv hcmlcdı — bir hamlede, bir atılışta, çabucak
  • yevv het fıstış — (sorunu) halctmek, bitirmek, çözmek
  • yevv heta ruenayış — bir tarafa koymak, bir tarafa bırakmak
  • yevv hetra — bir yandan, bir taraftan
  • yevv imxuri yevv nalerı dayış — bir mıhına bir nalına vurmak, sık sık caymak, sözünden veya kararından dönmek, bir öyle bir şöyle demek
  • yevv kerdış — birleşmek, söz birliği etmek; 2)birleştirmek; 3)bir etmek, birlemek
  • yevv lap — bir avuç; küçük, ufak; 2)biraz, azıcık yevv levvıy ... erdra uvv yew levvıy...
  • yevv lıcll — bir an
  • yevv lıell vêr — bir an önce
  • yevv lıeta — bir tarafa, bir yana; 2)bir bakıma, başka bir görüşle
  • yevv nata yevv vveta — bir bu yana bir o yana, aşağı yukarı
  • yevv naxir duna erd — cılız bir inek bir sülünün adını batırır
  • yevv pere ardış — bir paralık etmek, değersiz duruma düşürmek
  • yevv piryen tıra cier bıyayış — bir gömlek aşağı olmak, birisinden bir derece daha düşük olmak
  • yevv pırun bıyayış — bir lokma olmak, zayıflamak, bitkin düşmek
  • yevv pızlı — çok kısa boylu, çok ufak, ufak tefek
  • yevv ralıar cıri vênayiş — bir yolunu bulmak, çaresini bulmak
  • yevv ray — bir kere, bir defa, bir sefer, bir kez
  • yevv raydı — bir defada, bir seferde
  • yevv ruec vêr — bir gün evvel, bir gün önce, olabildiği kadar çabuk
  • yevv savvey sımer ınkerdış — bir sepet saman etmemek, değersiz ve yeteneksiz olmak; 2)bcncil olmak
  • yevv tek — bir tek
  • yevv ten — bir kişi, bir tane
  • yevv tena — bir tane, biricik, yalnız
  • yevv uefesıdı — bir nefeste, bir solukta, ara vermeden, çabucak
  • yevv vince — bir karış, çok kısa
  • yevv vıt — bir damla, çok az (sıvı)
  • yevv yevv — bir bir, birer birer; 2)bazısı, tek tük
  • yevv yevv derzina kerdış — birer birer anlatmak, bir bir açıklamak, bir şeyi birine detaylıca anlatmak
  • yevv yira yevv ıuıra — bir benden bir ondan, biri benden, biri onlardan
  • yevv zcnıunıdı — bir zamanlarda; 2)aynı zamanda
  • yevv zemun — bir zaman, bir zamanlar
  • yevv zi — bir de
  • yevvbin — birbiri
  • yevvbinun — birbirini, birbirlerini
  • yevvbinun gırotış — birbirini almak, kapışmak, boğuşmak
  • yevvbinun kotış — birbirine düşmek, birbirine girmek, bozuşmak
  • yevvbinun munayış — birbirine benzemek
  • yevvbinun tepıştış — birbirini tutmak, birbirini desteklemek
  • yevvbinun vıycrı bıyayış — birbirine düşmek, birbirine sataşmak
  • yevvbinun werdiş — birbirini yemek, birbirini dövmek, birbirine zarar vermek
  • yevvbı yevv — birer birer, teker teker
  • yevvdı — birde, birinde
  • yevvey xuevva nışayış — arlanmamak utanmamak
  • yevvey xuevva şayış — temelli gitmek, gidip bir daha gelmemek, gidiş o gidiş
  • yevvra — birden
  • yevvver — hepsi, başlan başa, ayırım yapmaksızın,; 2)sırasıyla
  • yevvık — birli; 2)biıük
  • yew-na — bir daha;
  • yewçi — birci, tekçi; 2)bireyci
  • yewbntundi cie untış — çekişmek
  • yewc (m) — birlik; 2)eşitlik; 3)bireylik
  • yewda — biri (dişil), olan biri
  • yewdê — birileri (çoğul), olan birileri
  • yewdo — biri (eril), olan biri
  • yewib yevv — birer birer, tek tek
  • yewla — bir misli, bir o kadar
  • yewmê (m) — birincilik
  • yewna bıne — biraz daha
  • yewna ray — bir daha, bir kez daha; 2)hiçbir zaman
  • yewna ruec — başka bir gün, başka güne, başka bir zamana
  • yewndesm — 011 birinci
  • yewnuyara — yevmiye olarak, gündelik ücretle (çalışmak)
  • yewşeme — pazar, pazar günü
  • yezidiyê (m) — yezidilik
  • yi — onlar (üçüncü çoğul kişi zamiri): 2)o, (eril 3. tekil şahıs zamirinin bükümlü durumu)
  • yina ameyış — onlarla gelmek
  • yiya şayış — onunla gitmek
  • yovcıs — aynı, benzer şekilde, bir cins, bir; 2)öyle
  • yozun — bağ evi
  • yuh — yuh
  • yuna (m) — topraktan tencere kapağı, çanak çömlek kapağı
  • Yvc-vicayış — (kaza) çıkmak, (bir olay) meydana gelmek, oluşmak
  • Yve-uncıyayış — -den koparılmak, -den sökülmek, -den çekilmek
  • Yve-untış — -den koparmak, -den sökmek, -den çekmek
  • Yve-vetış — (birinin başına) iş çıkarmak, (birinin başına) iş getirmek
  • Yve-vvarazıyayış — kaldırılmak, ayağa kaldırılmak;
  • Yve-şayış — taşmak, kaynamakta olan sıvı bulunduğu kaba sığmayarak aşağı akmak;
  • Yve-şunayış — yıkmak, dağıtmak;
  • Yvesıyayış — haber gönderilmek, haber verilmek
  • Yviç kerdış — ayağa kalkmak;
  • Yviçalek — (çocuk dilinde) ufacık, küçücük, minicik
  • Yviçi (m) — cıvıltı, kuşların çıkardıkları ses
  • Yviçnayış — (serçe kuşu) ötmek, ses çıkarmak, öttürmek
  • Yviçwiçnayiş — cıvıldatmak;
  • YviçYviçayiş — cıvıldamak, (serçe) ötmek, cıvıldamak;
  • Yvicdunın — vicdanlı-
  • Yvilayet (n) — vilayet
  • Yvilvvilık — serçegillerden sesi güzel ötücü bir kuş;
  • Yvirdyun piya — ikisini birlikte, her ikisini de 364
  • Yvirdı zi — ikisi de her ikisi de
  • Yviymê (m) — cilve, cilveleşme, yaranma, kandırmaca
  • Yvıyınçi — cilveli, kandırıcı, yaltak, yalpak
  • Yvıyınçiye (m) — cilve yapma durumu cilvelilik, kandırıcılık, yaranmayı kendine meslek edinme durumu, yaltaklık
  • Yvıyınçiye kerdış — cilve yapmak, yaranmak, yaltaklanmak
  • Yvıyıne kerdış — cilvelenmek, yaranmak, hoşa gidecek davranışlarda bulunmak
  • YYC-şıyayış — yıkılmak, dağıtılmak;